13 Eylül 2009 Pazar
buluşma
Alarmdan önce uyandım. Bugün sevgilimle buluşcaktım ve her şeyin kusursuz olmasını istiyordum. Telefonumu açtım ve alarmı kapattım. Üstüme takım eşofmanlarımı giyip evin yakınlarındaki berbere gittim. Adam küçük televizyonundan magazin haberlerini izliyordu. 'Günaydın' dedim ve koltuğa doğru ilerledim. 'Günaydın saçımı kesiyoruz?' diye sordu. 'Yok abi sakalı al yeter' dedim. İçerden ketıl'ı getirdi ve biraz su kaynattı ve çekmecelerden malzemeleri topladı. Bu sırada bende kafamı sağa sola çevirerek aynaya bakıyor ve buluşmanın hayallerini kuruyordum. Ketıl'ın 'tık' sesi beni sevgilimin kollarından berber abinin yanına getirdi. Kafamı arkaya yasladım ve kendimi berberin ellerine bıraktım. 'Hepsinimi alıyım' diye sordu. Sevgilimle ilişkimiz iyi değildi. Elini tutmak haricinde pek bir sevgiliye benzemiyorduk ve beni 'Belki bir top sakal ilişkimize değişik bir hava katabilir'düşüncesi sarmıştı. Ama ayrılma korkusu 'hepsini al usta riske giremem' demeye zorladı. Nedenini bilmemesine rağmen cevabıma tebessümle karşılık verdi. Sıcak köpüğü yüzüme sürdüğünde gözlerim kapandı ve buluşmanın hayallerine kaldığım yerden devam ettim. Hep aklımda ayrılık senaryoları vardı. Nasıl bu ilişkiyi kurtara biliridim. Topsakaldan daha yaratıcı şeyler bulmam gerekiyordu. Ama bu seferde kolonyanın yakıcı etkisi benim hayallerimi 2. kez böldü. Gözlerimi açtığımda berber abinin gülen yüzü gözüme çarptı. Bilmiyormuş gibi 'Yaktı mı?' diye sordu. 'Biraz' dedim.Eliyle saçlarımı karıştırırken '3 numaramı yapmıştın' diye sordu. Bu berberde daha önce hiç saçımı kestirmemiş sadece birkaç kez sakal traşı olmuştum ve bu soru beni rahatsız etmişti. 'Sende hep sakal traşına geliyorsun. Bir kerede saç kestir, ayıp ulan. Ne var bunda bende keserim aynı böyle. Şimdi kalk s**tir git saçını kestirdiğin yere.' dese 'haklısın abi' den başka cevabım olamazdı. Korkudan 'Evet abi. Ankaradaydım orda kestirdim. Zaten geçen hafta geldim' dedim. Hikayemle pek ilgilenmedi. İyi olan aramız bir anda bozulmuştu. Eline parfümü alıp üstüme doğru tutarken 'Parfüm sıkıyım mı?' diye sordu. 'Hayır sağol' dedim. Koltuğu yana çevirip 'sıhatler olsun' dedi. Fiyatı bilmeme rağmen 'borcum ne kadar' diye sordum. ' 5 ver yeter' dedi. 5 lirayı verirken 'zaten 5 lira. Sanki bana özel indirim yapıyor.' diye düşündüm. Eve gittim ve hemen duş aldım. Bugünler için sakladığım numune pahalı parfümleri sıktım ve çöpe attım. Her şey hazırdı. Biraz erken hazırlandığım için televizyona biraz bakıyım diye düşündüm. Hiçbir program ilgimi çekmiyordu. Aklımda sadece buluşma vardı. 'Erken çıkıyım birkaç durak ilerden biner biraz yürür böylece rahatlar hem naneli şeker alır hem de akbilimi doldururum' düşüncesiyle kendimi dışarı attım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder