23 Eylül 2009 Çarşamba
buluşma3
Hiç bir yere gidemedim. 'Eğer bugün son günümüz ise tamamını onunla geçiririm' dedim içimden. Yola devam ettik. Önce hamburger yedik. Sonra kahve falına baktırmaya gittik. Bense bu yolculuk boyunca tuvaletleri ziyaret ediyor kusmaya çalışıyordum. Fal sırası beklerken 'sen iyimisin?' dedi. Ben o koltukta kıvranıyordum. 'önemli bir şey değil dün gece tarihi geçmiş meyve suyu içtim ondandır birşey olmaz.' dedim. 'istersen eve git.' dedi. O anda yapıcağım en son şeymiş gibi geliyordu. 'Gerek yok geçer birazdan' dedim. Üzülmüştü sanki biraz. Önündeki kahve fincanına baktı. Uzun bir sessizlikten sonra fal sırası gelmişti. O içeri gitti bense hemen kusmak için tuvalete. Bütün denemelerime rağmen olmadı. Masaya geri döndüm. Daha gelmemişti. Tek başıma oturdum. Hala son bir şansım olduğunu ve bunu nasıl gerçekleştirebileceğimi düşündüm. Sessizce geldi. 'Ne çıktı?' diye sordum. 'Bırak şimdi falı sen iyimisin gidebiliriz istersen?' dedi. Belli ki bana zor katlanıyordu. 'hayır ben iyiyim. Ne çıktı ne söyledi?' dedim. 'Ya işte salladı birşeyler' diye kestirip attı.'Ne salladı bilmek istiyorum' diye üsteledim. ' Ya işte eski sevgilim bana tekrar döncekmiş filan' dedi. Cümlenin sonunu o kadar kısık sesle söylediki dudağını okumak zorunda kaldım. Yine uzun bir sessizlik oldu. 'Kalkalım mı?' diye sordu.'Tamam' dedim ve caddeye dogru gittik. 'Napalım bişiyler içelim mi?' diye sordum. Benden kurtulamayacağını anladı ve'şurda bi yer var bi kere gittim güzeldi oraya gidelim' dedi. 'olur'dedim. Eski bir eve girdik. Dar merdivenler mide bulantımla birlikte çekilmez hale geliyordu. Mekana gelmiştik. Bizden başka kimse yoktu. Hemen cam kenarındaki masaya oturup içeceklere baktım. Uzun saçlı zayıf adam yanımıza geldi.' Ne alırsınız?' diye sordu. 'Ben bir kola alıyım' dedim. Neden kola dediğimi bilmiyordum. Belkide mide bulantım beni mantıksız kararlar almaya zorluyordu. 'ben bir bira alıyım' dedi. Adam arkasını döndüğünde 'pardon tuvalet nerdeydi acaba' dedim. Eliyle gösterdi. Hemen tuvalete gittim. Kapısında 'lütfen tek tek giriniz.' yazıyordu. 'Allah ım nasıl bir yerdeyim ben' dedim. 3. kusma denememde başarısız oldu. Yanına gittim ve kolamdan yudum aldım. Midemin ağrımasına rağmen kola içmemden dolayı bıraz nasihatta bulundu. 'bir şey olamaz' dedim. Bu sırada içeri sevgilimin arkadaşı sevgilisiyle girdi. Bu çocuğu bende tanıyordum ama sinir oluyordum. 4ümüz biraz muhabbet ettik. Bütün gün boyunca konuşmadığı kadar çok konuşuyordu sevgilim, ben ise 3ünü dinliyordum. Çok dolmuştu bugün. Konu nasıl olduysa benim mide bulantıma geldi. Sevgilmin arkadaşı cüzdanını çıkarıp bir tane asprin verdi. Teşşekkür edip geri çevirdim. Sevgilimin ısrarlarıyla fikrimi değiştirdim. Kolamdan bir yudum alıp yuttum. Muhabbet bir süre daha devam etti. Artık midemin bulantısı dahada artmıştı. Onları dinleyemiyordum. Mide bulantım beni pes etmeye zorlamıştı. Artık 'ayrılalım' demesini bekliyordum. Sonunda 'kalkalım mı canım? ben eve gidiyim en iyisi' dedim. Bütün gün bunu duymayı bekliyordu sanki. Hemen elini çantasına atıp ayağa kalktı. Tekrar teşşekkür edip mekandan çıktık. O dolmuşla döneceği için ara sokakta vedalaştık. 'Eve gidince beni ara.' dedi. 'Tamam' dedim.Durağa doğru yürüdüm. Artık dayanamıyordum. Mide bulantım iyice artmıştı. Hemen otobüse bindim. Kapıya yakın bir yerde oturdum. Gözlerimi açamıyordum artık. Otobbüs ekspress olduğu için birkaç durak sonra otoyola çıkıcak ve durmayacaktı. Artık patlama noktasındaydım. Köprünün altında bisikletlerin satıldığı durakta indim. Merdivenlerden koşarak çıktım. Parkta bir umumi tuvalet buldum. Yaklaşık yarım saat orda kustum. Klima ve buzdolabından sonraki en rahatlatıcı olay buydu bugun yaşadığım. Tuvaletten çıkarken 1 lira verip parkta bir süre oturdum. Çok yorulmuştum ve gözlerimi açamıyordum. Zorda olsa durağa kadar yürüdüm. Otobüse tekrar bindim. Kafamı cama yasladım ve bugünü düşündüm. Herşeye rağmen beni terketmemişti. Hala biz bir çifttik. 'Belkide bugün hasta olmasaydım beni terkedecekti' diye düşündüm. Sonra uyumuşum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder